Ruhsal Rehber

Dinleme Sanatı

by Laurelle Shanti Gaia
Ne ilginç değil mi? Evren, biz ona kulak verene kadar aralıksız olarak dikkatimizi çekmeye çalışıyor. Önceki gün arkadaşım Michael, bir telefon konuşması yaparken telefonun diğer ucundaki insan tarafından ne kadar çok sözünün kesildiğini duydum ve oldukça şaşırdım. Ne zaman Michael soruya cevap vermeye kalksa diğeri konuşmaya başladı ve asla tamamen soruya cevap verme şansı vermedi. Kısa bir süre sonra da bir restauranttaki çiftin birbirlerini dinlemeden sözlerini keserek nasıl konuştuklarını gördüm. Tartışmıyorlardı sadece konuşuyorlardı. Daha sonra bir marketteki küçük çocuğun babasına bir şey söylemeye çalıştığını ama sanki çocuk görünmezmiş gibi babasının hiç dikkate almadığını gördüm. Aniden daha önce farketmediğim kalbimde bir acı hissettim. Bu acının yüksek benliğim ve rehberlerimden bir sinyal olduğunu biliyordum. Geçmişte hayatım hakkında bir mesaj veya ilham aldığımda da aynı şeyi hissetmiştim.
Dinleme sanatına ve hayatımda olan yakın zamandaki olaylar hakkında düşünmeye başladım. Düşündükçe de fazlasıyla ‘”a ha!” anı yaşadım. Son zamanlarda hayatımda sıradışı oranda karışıklıklar vardı, bazen bütün bu ani değişikliklerle ezildiğimi ve birçok konuya netlik getirmediğimi hissediyordum. Ruhsal rehberimle böyle bir durumda bağlantı kuramadğım için de biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Fark ettim ki hayatımda bütün büyük değişimlere sanki kalbimin sesinden sakınmak için izin vermiştim. Ruhsal olarak çözmeye çalışıyordum ve kalbimin mesajını duymuyordum. Sonrasında ise öğrencilerimin bana tekrar tekrar ‘‘Nasıl rehberlerimle konuşabilirim? Nasıl orada olduklarını anlayabilirim?’’ sorduklarını hatırladım. Benim cevabım ise “her zaman kalbini dinle’’ idi.
Eğer rehberliğe ihtiyacım varsa her zaman derin bir nefes alırım, bir dua okurum,  uygularım ve  enerjisinin benim bütün rehberlerimle bağlantı kurmasını isterim. Enerji akımını hissettiğimde, özel sorumu sorarım, sessizce ve dikkatimi vererek dinlerim. Şimdilere işitebilecek şekilde sesler duymuyorum ama onları HİSSEDİYORUM. Örneğin, Colorada yeni bir eve taşınmam gerekiyordu ama tam olarak nereye olacağını bilmiyordum. Rehberlerime yeni evimin nerede olacağını sordum. Sadece kalbimde tanımlayamayacağım ılık bir duygu hissetim ve birden daha önce hiç bulunmadığım bir yer ismi aklıma geldi. Hiç orada bulunmamıştım ama gitmem gerektiğini hissediyordum. Hemen yola çıktım ve iki saat içinde hayallerimin evini bulmuştum.
Başkası için Reiki uygulaması yaptığımda, birinin vücudunda bir blokaj bulduğumda ve bunun için ekstra bilgiye ihtiyacım olduğunda aynı uygulamaları rehberlerimden gerekli cevabı almak için kullanırım. Rehberlerle iletişim kurmak hakkında öğrendiğim iki önemli şey; onların birçok farklı şekilde ortaya çıktıkları ve kabul edilip, takdir edilip teşekkür edilirlerse daha fazla öğrettikleridir.
Zaman zaman rehberimizin varlığını hissetmediğimiz için kendimizi bıkkın hissederiz ama bunun tek sebebi sadece onunla aramızda bir set oluşturmamızdır. Bunu birçok şekilde yaparız ama en yaygın olanlar rehberimizin olması gerektiği kalıplar belirlememiz, çok fazla denemek, fazlasıyla yoğun olmak veya kendi duygu, düşünce ve davranışlarımıza dikkatimizi vermek yerine başkalarına odaklanmak bize onu dinlemek için gerekli fırsatı vermez.
Dinlemek, şifa sanatıdır. Bunu yıllar önce büyük hocalarımdan bazılarını gözlemleyerek öğrendim. Hepsinin de beni gezegendeki onlarla beraber yürüyen tek insan olduğumu hissettirecek muhteşem bir yeteneği vardı. Öğrencilerle çalışırken bunu çok önemli buluyorum. Birini gerçekten dinleyecek kadar değer verdiğini göstermek şifa vericidir.
Kapanış olarak, the Course in Miracles dan bir söz almak istiyorum, “her tesadüf, kutsal bir tesadüftür.’’ Sadece karşımızdakine dikkatimizi vererek ve gerçekten ne söylediğini duyarak ve kalbimizi dinleyerek ve bizimle her konuşan kişi için bunu hatırlayarak Tanrı tarafından kutsanırız.
Yaratıcının ışığıyla….Sadece sevgiyi görüyoruz.
Çeviri: Sibel Barut